
Yapay Zeka Mühendisi/Japonca Öğretmeni
01.02.2026

"Öğretmenim, o öğrenci motive görünüyor ama... bakışları biraz korkutucu."
Kariyer destek sorumlusu öğretmenlerden veya dış mülakatçılardan hiç böyle bir geri bildirim aldınız mı? Ya da siz kendiniz Batılı veya Güney Asyalı öğrencilerle konuşurken "bir tür baskı hissediyorum" diyerek geri çekildiğiniz oldu mu?
Aslında onlar kesinlikle sizi baskı altına almaya çalışmıyorlar. Tam tersine. Onların kültürel çevrelerinde "Look me in the eye (Gözlerimin içine bak)" dürüstlük ve güvenin kanıtıdır. Karşısındakinin gözlerine doğrudan bakmak, "Söylediklerinizi ciddiyetle dinliyorum" mesajının en büyük saygı ifadesidir.
Ancak Japon toplumunun zor yanı burasıdır. Yüksek bağlamlı bir kültür olan Japonya'da, uzun süreli güçlü doğrudan bakış bazen "gözetleme", "meydan okuma", en kötü durumda ise "düşmanca bakış (düşmanlık)" olarak yorumlanabilir.
Bu makalede, öğrencilerin "samimi coşkusunu" Japonlara rahat bir şekilde iletmek için bir çeviri tekniği olan - bakışın sıcaklığını düşüren "Yumuşak Odaklanma" tekniği ve öğretim yöntemini, 10 yılı aşkın öğretim deneyimimden örneklerle detaylı bir şekilde açıklayacağım.
Hadi birlikte öğrenelim!
Öğretim sırasında öğrencilere "Japon görgü kuralı olduğu için" diye dayatırsanız, pek içlerine sinmez. Öncelikle Japonların neden doğrudan bakıştan kaçındığını, bunun arkasındaki "İşletim Sistemi" farklılığını mantıksal olarak açıklayalım.
Japonlar için karşısındakinin göz bebeklerine sürekli bakmak, mahremiyete veya psikolojik kişisel alana müdahale anlamına gelir. Bakışlar sabitlendiğinde, Japonlarda "Bir hata mı yaptım?" "Saldırıya mı uğrayacağım?" gibi savunma içgüdüleri devreye girer ve rahatsız olurlar.
Sosyodilbilimde nezaket, "Pozitif Nezaket (yakınlaşma çabası)" ve "Negatif Nezaket (karşısındakinin alanına girmeme tavrı)" olarak sınıflandırılır. Batılı göz teması birincisiyken, Japon görgü kuralları ezici bir şekilde ikincisidir.
Bakışları uygun şekilde kaçırmak, "Sizi gözetlemiyorum", "Özgürlüğünüze saygı duyuyorum" anlamına gelen Japon tarzı bir özen (Care) göstergesidir.
"Gözler ağızdan daha çok konuşur" denir ama gerçek derslerde "gözlere çok bakmayın ama kaçırmayın da" gibi oldukça belirsiz bir talimat verilir. Bunu öğrencilerin tekrarlayabileceği "fiziksel bir harekete" dönüştürelim.
Karşısındakinin göz bebeklerine (siyah göz) doğrudan bakmak yerine, boğaz veya kravat düğümü civarına belirsiz bir şekilde bakmalarını öğretin. Buna ben "Yumuşak Odaklanma" diyorum.
【İş Ortamında Kullanım Örneği】
Mülakatçı soru sorarken, öğrenci mülakatçının gözlerine değil,
"gırtlak" ile "kravat düğümü" arasındaki bölgeye bakışlarını yönlendirir.
Böylece karşı taraf "sözlerimi dinliyor" güvencesi hissederken, bakışın "batıcı acısını" hissetmez.
Sürekli tek bir yere bakmak da doğal değildir. Konuşmanın noktalama işaretlerinde veya kendiniz konuşmaya başladığınız anlarda bakışları uygun şekilde kaçırma tekniğini öğretin.
Şaşırtıcı şekilde gözden kaçan nokta eğilmedir. Batılı öğrenciler başlarını eğerken karşısındakinin yüzünü görmeye çalışır ve çeneleri yukarı kalkar.
【Eğilmede Doğru Bakış】
Dik dururken: Karşısındakinin boğazına bakmak
Baş eğerken: Bakışları kendi ayaklarınızdan 1~2m ilerideki yere düşürmek
Baş kaldırdıktan sonra: Tekrar karşısındakinin boğazına bakışları döndürmek
Öğrencilere dağıtılacak materyal veya sunumda kullanılabilecek bir karşılaştırma tablosu hazırladım. Bu farkı görselleştirerek, "hangisi doğru" değil "hangi kurallara göre oynayacağız" zihniyetini kazandırabiliriz.
| Özellik | Batı Tarzı Göz Teması | Japon Tarzı Göz Teması (Yumuşak Odaklanma) |
|---|---|---|
| Ana Amaç | Dürüstlük, özgüven, güven oluşturma | Uyumun korunması, karşıya özen (müdahalesizlik) |
| Bakış Konumu | Karşısındakinin göz bebeğine doğrudan bakış | Boğaz, burun, yüzün tamamına belirsiz bakış |
| Süre | Konuşurken neredeyse sürekli | Birkaç saniyede bir kaçırma, noktalama işaretlerinde aşağı bakma |
| Bakış Kaçırmanın Anlamı | Gizli şey, özgüven eksikliği, sıkılma | Alçakgönüllülük, derin düşünme, karşıya saygı |
| Eğilmede Bakış | Teması sürdürme (Göz teması) | Ayaklara bakma (Gözleri indirme) |
Bilgi olarak anlasalar bile, vücuda yerleşmiş alışkanlıklar kolay kolay değişmez. Bu nedenle aşağıdaki eşli çalışmayı öneriyorum.
Birçok öğrenci "gözlere bakmaya devam etmek yorucu ve sanki azarlanıyormuş gibi hissettim" yorumunu yapar. Bu "rahatsızlık" hissinin farkına varılması, davranış değişikliğinin en büyük itici gücü olur.
Öğrencilerden sıkça gelen sorular ve öğretimde düşülen tuzakları derledim.
C: Japonya'da da "özgüven" önemlidir ama bu bakış gücüyle değil, duruş ve ses tonuyla ifade edilir. Aksine, bakışları uygun şekilde kontrol edebilmek "sakinlik (öz denetim)" olarak değerlendirilir.
C: Bu tipik bir uygunsuz desendir.
【Uygunsuz Örnek】
Öğrenci: "(Sürekli yere bakarak) Şirketinizde çalışmak istiyorum..."
Mülakatçı: "(Enerjisi yok, iletişim kurabilir mi...?)"
"Bakışları düşürmek" sadece "noktalama işareti" rolündedir. Cümle sonunda veya karşı tarafın tepkisini beklerken mutlaka "Yumuşak Odaklanma (boğaz)"a bakışları döndürmeyi öğretin.
C: Vardır. Buna "İlgisizlik Nezaketi (Civil Inattention)" denir.
Şimdiye kadar gördüğümüz gibi, Japonya'da bakış yönetimi, karşıyı yakalamak için bir araç değil, karşıyla arada "rahat bir mesafe" oluşturmak için bir görgü kuralıdır.
Ben öğrencilere hep şöyle söylerim: "Bakışlarınız, karşısındakinin kalbini sıkıca kavramak (Grasp) için bir el değil, karşısındakinin omzuna nazikçe dokunmak (Touch lightly) gibi yumuşak bir el olmalıdır."
Bu "Yumuşak Odaklanma" hissini öğrenirlerse, öğrencilerin samimiyeti yanlış anlaşılmadan Japonların kalbine ulaşacaktır.
Sözsüz iletişim öğretimi sabır gerektirir ama bir kez öğrenildiğinde ömür boyu bir hazine olur. Lütfen yarınki dersinizden itibaren uygulamaya başlayın.

Yapay Zeka Mühendisi/Japonca Öğretmeni